Ad

Slider

Türkiye İklim Okulu Çalışmaları ve COP31 Paydaşlığı

 Türkiye, iklim kriziyle mücadelede tarihi bir zirveye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı (COP31), sadece diplomatik müzakerelere değil, aynı zamanda iklim eğitiminde dönüm noktası olacak dev bir projeye de sahne olacak. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Yeşil Bölge’de hayata geçirilecek olan COP31 Türkiye İklim Okulu, sürdürülebilir bir geleceği inşa etmek isteyen tüm paydaşları bir araya getiriyor.

Bir Çevre Yüksek Mühendisi ve İklim Okulu Proje Koordinatörü olarak yıllardır savunduğumuz "uygulamalı iklim okuryazarlığı" vizyonunun, COP31 gibi küresel bir platformda devlet eliyle somutlaşması son derece heyecan verici.

Klasik Bir Sergiden Fazlası: "Yaşayan Okul" Modeli

İklim krizini yalnızca teorik düzeyde, dört duvar arasında anlatamayacağımızı hepimiz biliyoruz. MEB’in COP31 Antalya kapsamında kuracağı Türkiye İklim Okulu, tam da bu ihtiyaca cevap veren "yaşayan bir okul" konseptiyle tasarlandı.

Ziyaretçiler, durağan bir sergi alanı gezmek yerine eğitim ve iklim ilişkisini doğrudan deneyimleme fırsatı bulacak. Doğa temelli çözümlerin, yeşil teknolojilerin ve çevre farkındalığının uygulamalı, etkileşimli etkinliklerle aktarılacağı bu platform; öğrencileri, öğretmenleri ve velileri uluslararası iklim uzmanlarıyla aynı çatı altında buluşturacak.

İklim Eğitiminde Küresel ve Yerel İş Birliği

Bir iklim okulunun en büyük gücü, sahip olduğu "dayanışma ve ağ (network)" yapısıdır. Konferans süresince bu alanda:

  • Sürdürülebilir yaşam pratikleri paylaşılacak,

  • İklim eğitimindeki başarılı "iyi uygulama" örnekleri sergilenecek,

  • Ulusal ve uluslararası düzeyde kalıcı iş birliklerinin temelleri atılacak.

Türkiye İklim Okulu Paydaşlarını Bekliyor: Başvuru Fırsatını Kaçırmayın!

Gelelim bu haberin sivil toplum, akademi ve özel sektör için neden bu kadar önemli olduğuna. MEB, Türkiye İklim Okulu’nun müfredatını ve etkinlik takvimini tek başına değil, katılımcı bir yaklaşımla oluşturmak istiyor.

Bu bağlamda; üniversiteler, araştırma merkezleri, sivil toplum kuruluşları (STK), özel sektör temsilcileri ve meslek kuruluşları, okulun programına katkı sunmak için davet ediliyor. Kurumlar;

  • Kendi iyi uygulama ve projelerini tanıtabilir,

  • Panel, konferans ve çevre temalı söyleşiler düzenleyebilir,

  • Bakanlık ve diğer paydaşlarla ortak interaktif atölyeler gerçekleştirebilirler.

Eğer siz de kurum olarak iklim krizine karşı çözümün bir parçasıysanız, 20 Ekim 2026 tarihine kadar etkinlik, iş birliği ve organizasyonel katkı önerilerinizi MEB’e iletebilirsiniz. Başvurular "Türkiye İklim Okulu İş Birliği Başvuru Formu" üzerinden yapılmaktadır.

iklimokulu.tr ailesi olarak, bu vizyoner projeyi destekliyor ve ekosistemdeki tüm yeşil girişimleri, doğa koruma derneklerini ve çevre eğitimcilerini COP31'de aktif rol almaya davet ediyoruz. Unutmayın, iklim eylemi sınıfta başlar, doğada hayat bulur!


Süleyman ÇETİN
 

Çevre Yüksek Mühendisi | İklim Okulu Proje Koordinatörü



0

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederiz.

Mega Menu

blogger