Ad

Türkiye İklim Okulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye İklim Okulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Herkes İçin İklim Eğitimi Vizyonuyla Türkiye İklim Okulu


COP31 Türkiye İklim Okulu: Paris’ten Bugüne Uzanan Mücadelemiz ve Gelecek Vizyonumuz

İklim krizine karşı verilen küresel mücadelede ülkemiz, 2026 yılında ev sahipliği yapacağı COP31 (31. Taraflar Konferansı) ile tarihi bir sorumluluğu üstleniyor. Bu devasa organizasyonun Antalya’da kurulacak "Türkiye İklim Okulu" ile taçlandırılması ise, yıllardır inandığımız, savunduğumuz ve sahada uygulamasını yaptığımız bir vizyonun devlet nezdinde hayat bulması anlamına geliyor.

İklim Okulu inisiyatifi olarak, 2015 yılındaki tarihi COP21 Paris Anlaşması'ndan bu yana küresel iklim politikalarını adım adım izliyor, bu süreçlerin yerelde nasıl yankı bulması gerektiğine dair sayısız yazı kaleme alıyor ve projeler üretiyoruz. Paris’te atılan o imzaların, bugün kendi ülkemizde uygulamalı bir "İklim Okulu" konseptine dönüşüyor olması, rotamızın ne kadar doğru olduğunun en büyük kanıtıdır.

Çevre Mühendisi: İklim Politikalarının Doğal Savunucusu

Bu süreçte mesleki duruşumuzun altını özellikle çizmek gerekiyor. İklim krizine karşı yürütülen politikalar, sadece masa başında alınan diplomatik kararlarla yürümez. Bir çevre mühendisi, bu sürecin yalnızca teknik bir uygulayıcısı değil; iklim politikalarının asli aktörü, sahadaki öncüsü ve doğanın yorulmaz savunucusudur.

Bizler için sürdürülebilirlik ve ekolojik denge, bir görev tanımının çok ötesindedir. Yağmur suyu hasadından agroekolojiye, karbon ayak izinin düşürülmesinden sıfır atık sistemlerine kadar tüm mühendislik pratiğimizi, toplumun iklim okuryazarlığı ile birleştirmek zorundayız. Çevre mühendisi, yeşil dönüşümün kalbidir.

İklim Okulu Projesinin Asıl Vizyonu

Antalya’daki Yeşil Bölge’de kurulacak olan Türkiye İklim Okulu, teorik eğitimleri pratikle buluşturan muazzam bir platform olacak. Ancak "İklim Okulu" projesinin vizyonu, belirli bir takvime veya tek bir etkinlik alanına sıkıştırılamayacak kadar büyüktür.

Bizim vizyonumuz; doğa temelli çözümlerin, ezberden uzak ve doğrudan ellerin toprağa değdiği bir eğitim modeliyle tüm topluma aşılanmasıdır. Hedefimiz, sadece bugünün sorunlarını konuşan değil, geleceğin krizlerine karşı şimdiden dirençli, uyum yeteneği yüksek ve doğayla barışık bir nesil inşa etmektir.

COP31 Bir Bitiş Değil, Yeni Bir Başlangıç Olmalı

Hepimizin odaklanması gereken en kritik nokta şudur: COP31 bittiğinde, asıl işimiz yeni başlıyor olacak.

Antalya’da yakılacak bu meşale, konferansın kapanış oturumuyla sönmemelidir. Orada ortaya konacak Türkiye İklim Okulu modeli; tüm ülkeye yaygınlaştırılmalı, 81 ilimizdeki okullara, yerel yönetimlere ve mahallelere entegre edilmelidir. İklim eylemi bir etkinlik değil, kalıcı bir yaşam kültürü olmalıdır. Bu vizyonun tüm Türkiye sathında, sivil inisiyatiflerin, derneklerin ve yerel halkın katılımıyla bir seferberliğe dönüşmesi şarttır.

İklim Okulu olarak; Paris’ten bu yana süregelen yürüyüşümüze COP31’in enerjisini de katarak, bilgi üretmeye, doğruları anlatmaya ve doğa için çalışmaya aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Gelecek, onu bugünden yeşillendirenlerin olacaktır.

Süleyman ÇETİN
Çevre Yüksek Mühendisi | İklim Okulu Proje Koordinatörü











Türkiye İklim Okulu Çalışmaları ve COP31 Paydaşlığı

 Türkiye, iklim kriziyle mücadelede tarihi bir zirveye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı (COP31), sadece diplomatik müzakerelere değil, aynı zamanda iklim eğitiminde dönüm noktası olacak dev bir projeye de sahne olacak. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Yeşil Bölge’de hayata geçirilecek olan COP31 Türkiye İklim Okulu, sürdürülebilir bir geleceği inşa etmek isteyen tüm paydaşları bir araya getiriyor.

Bir Çevre Yüksek Mühendisi ve İklim Okulu Proje Koordinatörü olarak yıllardır savunduğumuz "uygulamalı iklim okuryazarlığı" vizyonunun, COP31 gibi küresel bir platformda devlet eliyle somutlaşması son derece heyecan verici.

Klasik Bir Sergiden Fazlası: "Yaşayan Okul" Modeli

İklim krizini yalnızca teorik düzeyde, dört duvar arasında anlatamayacağımızı hepimiz biliyoruz. MEB’in COP31 Antalya kapsamında kuracağı Türkiye İklim Okulu, tam da bu ihtiyaca cevap veren "yaşayan bir okul" konseptiyle tasarlandı.

Ziyaretçiler, durağan bir sergi alanı gezmek yerine eğitim ve iklim ilişkisini doğrudan deneyimleme fırsatı bulacak. Doğa temelli çözümlerin, yeşil teknolojilerin ve çevre farkındalığının uygulamalı, etkileşimli etkinliklerle aktarılacağı bu platform; öğrencileri, öğretmenleri ve velileri uluslararası iklim uzmanlarıyla aynı çatı altında buluşturacak.

İklim Eğitiminde Küresel ve Yerel İş Birliği

Bir iklim okulunun en büyük gücü, sahip olduğu "dayanışma ve ağ (network)" yapısıdır. Konferans süresince bu alanda:

  • Sürdürülebilir yaşam pratikleri paylaşılacak,

  • İklim eğitimindeki başarılı "iyi uygulama" örnekleri sergilenecek,

  • Ulusal ve uluslararası düzeyde kalıcı iş birliklerinin temelleri atılacak.

Türkiye İklim Okulu Paydaşlarını Bekliyor: Başvuru Fırsatını Kaçırmayın!

Gelelim bu haberin sivil toplum, akademi ve özel sektör için neden bu kadar önemli olduğuna. MEB, Türkiye İklim Okulu’nun müfredatını ve etkinlik takvimini tek başına değil, katılımcı bir yaklaşımla oluşturmak istiyor.

Bu bağlamda; üniversiteler, araştırma merkezleri, sivil toplum kuruluşları (STK), özel sektör temsilcileri ve meslek kuruluşları, okulun programına katkı sunmak için davet ediliyor. Kurumlar;

  • Kendi iyi uygulama ve projelerini tanıtabilir,

  • Panel, konferans ve çevre temalı söyleşiler düzenleyebilir,

  • Bakanlık ve diğer paydaşlarla ortak interaktif atölyeler gerçekleştirebilirler.

Eğer siz de kurum olarak iklim krizine karşı çözümün bir parçasıysanız, 20 Ekim 2026 tarihine kadar etkinlik, iş birliği ve organizasyonel katkı önerilerinizi MEB’e iletebilirsiniz. Başvurular "Türkiye İklim Okulu İş Birliği Başvuru Formu" üzerinden yapılmaktadır.

iklimokulu.tr ailesi olarak, bu vizyoner projeyi destekliyor ve ekosistemdeki tüm yeşil girişimleri, doğa koruma derneklerini ve çevre eğitimcilerini COP31'de aktif rol almaya davet ediyoruz. Unutmayın, iklim eylemi sınıfta başlar, doğada hayat bulur!


Süleyman ÇETİN
 

Çevre Yüksek Mühendisi | İklim Okulu Proje Koordinatörü