Ad

çevre mühendisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çevre mühendisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Herkes İçin İklim Eğitimi Vizyonuyla Türkiye İklim Okulu


COP31 Türkiye İklim Okulu: Paris’ten Bugüne Uzanan Mücadelemiz ve Gelecek Vizyonumuz

İklim krizine karşı verilen küresel mücadelede ülkemiz, 2026 yılında ev sahipliği yapacağı COP31 (31. Taraflar Konferansı) ile tarihi bir sorumluluğu üstleniyor. Bu devasa organizasyonun Antalya’da kurulacak "Türkiye İklim Okulu" ile taçlandırılması ise, yıllardır inandığımız, savunduğumuz ve sahada uygulamasını yaptığımız bir vizyonun devlet nezdinde hayat bulması anlamına geliyor.

İklim Okulu inisiyatifi olarak, 2015 yılındaki tarihi COP21 Paris Anlaşması'ndan bu yana küresel iklim politikalarını adım adım izliyor, bu süreçlerin yerelde nasıl yankı bulması gerektiğine dair sayısız yazı kaleme alıyor ve projeler üretiyoruz. Paris’te atılan o imzaların, bugün kendi ülkemizde uygulamalı bir "İklim Okulu" konseptine dönüşüyor olması, rotamızın ne kadar doğru olduğunun en büyük kanıtıdır.

Çevre Mühendisi: İklim Politikalarının Doğal Savunucusu

Bu süreçte mesleki duruşumuzun altını özellikle çizmek gerekiyor. İklim krizine karşı yürütülen politikalar, sadece masa başında alınan diplomatik kararlarla yürümez. Bir çevre mühendisi, bu sürecin yalnızca teknik bir uygulayıcısı değil; iklim politikalarının asli aktörü, sahadaki öncüsü ve doğanın yorulmaz savunucusudur.

Bizler için sürdürülebilirlik ve ekolojik denge, bir görev tanımının çok ötesindedir. Yağmur suyu hasadından agroekolojiye, karbon ayak izinin düşürülmesinden sıfır atık sistemlerine kadar tüm mühendislik pratiğimizi, toplumun iklim okuryazarlığı ile birleştirmek zorundayız. Çevre mühendisi, yeşil dönüşümün kalbidir.

İklim Okulu Projesinin Asıl Vizyonu

Antalya’daki Yeşil Bölge’de kurulacak olan Türkiye İklim Okulu, teorik eğitimleri pratikle buluşturan muazzam bir platform olacak. Ancak "İklim Okulu" projesinin vizyonu, belirli bir takvime veya tek bir etkinlik alanına sıkıştırılamayacak kadar büyüktür.

Bizim vizyonumuz; doğa temelli çözümlerin, ezberden uzak ve doğrudan ellerin toprağa değdiği bir eğitim modeliyle tüm topluma aşılanmasıdır. Hedefimiz, sadece bugünün sorunlarını konuşan değil, geleceğin krizlerine karşı şimdiden dirençli, uyum yeteneği yüksek ve doğayla barışık bir nesil inşa etmektir.

COP31 Bir Bitiş Değil, Yeni Bir Başlangıç Olmalı

Hepimizin odaklanması gereken en kritik nokta şudur: COP31 bittiğinde, asıl işimiz yeni başlıyor olacak.

Antalya’da yakılacak bu meşale, konferansın kapanış oturumuyla sönmemelidir. Orada ortaya konacak Türkiye İklim Okulu modeli; tüm ülkeye yaygınlaştırılmalı, 81 ilimizdeki okullara, yerel yönetimlere ve mahallelere entegre edilmelidir. İklim eylemi bir etkinlik değil, kalıcı bir yaşam kültürü olmalıdır. Bu vizyonun tüm Türkiye sathında, sivil inisiyatiflerin, derneklerin ve yerel halkın katılımıyla bir seferberliğe dönüşmesi şarttır.

İklim Okulu olarak; Paris’ten bu yana süregelen yürüyüşümüze COP31’in enerjisini de katarak, bilgi üretmeye, doğruları anlatmaya ve doğa için çalışmaya aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Gelecek, onu bugünden yeşillendirenlerin olacaktır.

Süleyman ÇETİN
Çevre Yüksek Mühendisi | İklim Okulu Proje Koordinatörü











COP31 TR Başvuruları Başladı: Antalya Yolunda RE-LDN Çalıştayı ve İklim Vizyonu

 

COP31 Turkey Başvuruları Başladı: Antalya Yolunda RE-LDN Çalıştayı ve İklim Vizyonu

Dünya genelinde iklim kriziyle mücadelenin en önemli küresel karar mekanizması olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), bu yıl ülkemizin ev sahipliğinde kapılarını açıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un liderliğinde yürütülen süreçte, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya ev sahipliğinde gerçekleştirilecek dev zirve için resmi paydaş katılımı ve yan etkinlik başvuru süreçleri resmen başladı.

Türkiye’nin yeşil dönüşüm vizyonu ve 2053 Net-Sıfır Emisyon hedefleri açısından tarihi bir eşik niteliği taşıyan COP 31, ulusal ve uluslararası ölçekte kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, sivil toplum kuruluşlarını, akademi dünyasını ve özel sektörü Akdeniz’in kalbinde bir araya getirecek. Bu küresel ağın bir parçası olmak, projesini ve sürdürülebilirlik vizyonunu dünyaya duyurmak isteyen paydaşlar için son başvuru tarihi 14 Ağustos 2026 olarak açıklandı.

RE-LDN Projesi ile COP31 Antalya Zirvesine Güçlü Adımlarla İlerliyoruz

İklim krizinin en somut etkilerinin görüldüğü alanların başında toprak kayıpları, kuraklık ve çölleşme geliyor. iklimokulu.tr olarak yakından takip ettiğimiz ve desteklediğimiz Arazi Tahribatının Dengelenmesi (RE-LDN) Projesi kapsamında; çölleşmeyle mücadele, kurak alanların restorasyonu, sürdürülebilir arazi yönetimi ve karbon yutak alanlarının artırılması gibi hayati konuları mercek altına alıyoruz.

Küresel iklim diplomasisinin kalbinin atacağı COP31 Turkey sürecine güçlü bir hazırlık yapmak ve Türkiye Pavilyonu’nda etkili bir sinerji geliştirmek amacıyla büyük bir buluşma düzenliyoruz. 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştireceğimiz RE-LDN Çalıştayı ile iklim değişikliğine karşı doğa temelli çözümleri ve arazi restorasyonu deneyimlerimizi ortak bir akılla masaya yatıracağız.

Bu çalıştay, Antalya'daki dev zirvede ülkemizi temsil edecek güçlü iş birliklerinin ve ortak projelerin geliştirilmesi için stratejik bir zemin sunacaktır.

COP31 Başvuruları Nasıl Yapılır? Yan Etkinlik Detayları

Zirvede yer almak, kendi oturumunu düzenlemek veya paydaş ağlarına dahil olmak isteyen tüm kurumların 14 Ağustos 2026 gününe kadar ilgili platformlar üzerinden resmi ilgi beyanı formlarını doldurmaları gerekmektedir. Başvurularınızı gerçekleştirebileceğiniz resmi kanallar şunlardır:

  • COP31 Paydaş Katılımı Başvurusu: Kurumsal iş birlikleri ve resmi katılım süreçleri için partnership.cop31.center adresini ziyaret edebilirsiniz.

  • Türkiye Pavilyonu Yan Etkinlik Başvurusu: Zirve alanında panel, çalıştay veya sunum gerçekleştirmek isteyenlerin turkiyepavilionsideevent.cop31.center adresi üzerinden form doldurması önem arz etmektedir.

  • Süreci Yakından Takip Etmek İçin: Organizasyonun tüm resmi duyurularına, program akışına ve rehberlerine ise doğrudan cop31.tr resmi web portalı üzerinden erişim sağlayabilirsiniz.

İklim değişikliğiyle küresel mücadelede aktif rol oynamak, arazi restorasyonu süreçlerine katkı sunmak ve çölleşmeye karşı dirençli şehirler inşa etmek adına çalışan tüm uzmanları, yerel yönetim temsilcilerini, çevre mühendislerini ve sivil toplum kuruluşlarını bu tarihi yürüyüşün bir parçası olmaya davet ediyoruz. Gelin, Antalya'da güçlü bir Türkiye vizyonunu birlikte temsil edelim..

Süleyman ÇETİN   | Çevre Yüksek Mühendisi - Proje Uzmanı - İklim Okulu Gönüllüsü



Sürdürülebilirlik Nedir ve Neden Önemlidir? Projelerde Uygulanabilir Örnekler ve Fikirler

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK NEDİR?

Sürdürülebilirlik, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğini riske atmadan doğal kaynakları, çevreyi ve toplumsal yapıları koruma yaklaşımıdır. Sürdürülebilirlik yalnızca çevresel değil; aynı zamanda ekonomik ve sosyal boyutları da kapsayan çok yönlü bir kavramdır.

PROJEDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK NEDİR VE NEDEN ÖNEMLİDİR?

Bir projede sürdürülebilirlik, projenin etkilerinin sadece proje süresiyle sınırlı kalmaması, tamamlandıktan sonra da fayda üretmeye devam etmesidir. Bu, hem çevresel etkilerin azaltılması hem de ekonomik ve sosyal etkilerin uzun vadede korunması anlamına gelir. Özellikle hibe destekli projelerde, bir projede sürdürülebilirlik neden önemlidir? sorusunun cevabı şudur: Projenin kalıcılığı, yaygınlaştırılabilirliği ve etki gücü doğrudan sürdürülebilirlik düzeyiyle ilgilidir.

SÜRDÜRÜLEBİLİR PROJE ÖRNEKLERİ VE FİKİRLERİ

Sürdürülebilir projeler, topluma ve çevreye uzun vadeli katkı sunan çalışmalardır. İşte bazı proje sürdürülebilirlik örnekleri:

  • Güneş panelleriyle enerji üretimi sağlayan okul çatısı projeleri

  • Organik atıklardan kompost üretimi yapılan mahalle bahçeleri

  • İklim değişikliği farkındalığı için geliştirilen okul programları

  • Geri dönüştürülebilir materyallerle yapılan sanat atölyeleri

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK PROJELERİ NELERDİR?

Sürdürülebilirlik projeleri, doğal kaynakların verimli kullanılması, çevresel etkilerin azaltılması ve toplumda davranış değişikliği yaratılması hedefiyle yürütülür. Bu projeler sadece çevre mühendisliği alanında değil; eğitim, ekonomi, mimarlık ve sosyal girişimcilik gibi farklı alanlarda da uygulanabilir. Örneğin:

  • Sosyal sürdürülebilirlik projeleri: Kadın istihdamı, gençlik güçlendirme çalışmaları

  • Çevresel sürdürülebilirlik projeleri: Sıfır atık uygulamaları, ağaçlandırma kampanyaları

  • Şirketlerin sürdürülebilirlik projeleri: Karbon ayak izi hesaplama ve azaltma planları

ÇEVRESEL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÖRNEKLERİ NELERDİR?

Çevresel sürdürülebilirlik, doğayı koruyarak kalkınmayı sağlama çabasıdır. İşte bazı örnekler:

  • Yağmur suyu hasadı sistemleri

  • Enerji verimli bina tasarımları

  • Toplu taşıma ve bisiklet kullanımını teşvik eden şehir planlamaları

SOSYAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK NEDİR?

Sosyal sürdürülebilirlik, toplumun refahını, eşitliğini ve sosyal adaleti uzun vadede sağlamayı hedefler. Sosyal sürdürülebilirlik örnekleri arasında engelli bireylerin sosyal yaşama katılımını artıran projeler, gençlere yönelik girişimcilik programları ve kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalar yer alır.

SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA PROJELERİ NELERDİR?

Sürdürülebilir kalkınma projeleri, Birleşmiş Milletler’in belirlediği Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) doğrultusunda hazırlanan ve hem doğayı hem de toplumu gözeten projelerdir. Eğitimden sağlığa, enerjiden eşitsizliğin azaltılmasına kadar birçok alanda uygulanır. İklim Okulu olarak biz de bu amaçlar doğrultusunda eğitim ve farkındalık projeleri yürütüyoruz.

SÜRDÜRÜLEBİLİR NASIL YAZILIR?

Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre doğru yazımı “sürdürülebilir” şeklindedir. Bitişik ve “i” harfiyle yazılır. Günümüzde bu kelime özellikle proje yazımında, çevre politikalarında ve iş dünyasında sıkça kullanılmaktadır. 

Sonuç olarak:
Sürdürülebilirlik bir kavram olmanın ötesinde, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmanın en temel yoludur. Eğer siz de bireysel ya da kurumsal olarak sürdürülebilirlik projelerine başlamak istiyorsanız, İklim Okulu olarak hazırladığımız içerikler, atölyeler ve eğitim programlarıyla yanınızdayız.



İKLİM PODCAST

 YEŞİL GİRİŞİMCİ SAHRA AYDIN İLE İLHAM BULUŞMASI 🌿

İklim kriziyle mücadelede sadece teknolojik çözümler değil, toplumsal dönüşüm de gereklidir. Bu dönüşümün en güçlü araçlarından biri ise: gönüllülük temelli girişimcilik.

İklim Okulu Podcast serimizin bu özel bölümünde, yeşil girişimci Sahra Aydın bizlerle!

📌 Sahra Aydın, hem Türkiye'de hem de uluslararası platformlarda kazandığı tecrübeleri dinleyicilerle paylaşacak.
📌 Gönüllülüğün yalnızca bir yardım eylemi değil; nasıl güçlü bir sosyal etki modeli olduğunu örneklerle anlatacak.
📌 Gençler, çevreye duyarlı girişimciler ve sivil toplum alanında ilerlemek isteyen herkes için ilham verici bir yol haritası sunacak.

Bu yayında, iklim değişikliği ile mücadelede bireysel çabanın nasıl toplumsal dönüşüm başlattığını birlikte keşfedeceğiz.

📅 Tarih: 12 Mayıs 2025, Pazartesi
🕗 Saat: 20.00 – 21.30
📍 Platform: Zoom üzerinden canlı yayın

🌱 Katıl, ilham al, harekete geç!



MODEL FABRİKA NEDİR? ÜRETİMİN GELECEĞİ

MODEL FABRİKA: YALINLIĞIN VE VERİMLİLİĞİN YENİ ADRESİ

Değerli dostlar,

Bugün size, son dönemde özellikle sanayi ve üretim sektöründe sıkça duyduğumuz bir kavramdan söz etmek istiyorum: Model Fabrika.
Peki, nedir bu model fabrika? Basitçe söylemek gerekirse, iş süreçlerinin sadeleştirilmesi, israfın azaltılması ve verimliliğin artırılması amacıyla kurulan, gerçek üretim ortamında öğrenme ve uygulama imkanı sunan bir merkezdir.

Model fabrikalar, yalın üretim felsefesiyle çalışanların ve yöneticilerin becerilerini geliştirmesine, işletmelerin daha rekabetçi hale gelmesine ve sürdürülebilirlik anlayışının yerleşmesine katkıda bulunur. Şimdi biraz detaylarına bakalım.

YALIN FELSEFEYİ ANLAMAK
Model fabrikanın temelinde “yalın felsefe” yatar. Yani, her türlü israfı (maliyet, zaman, enerji, malzeme, iş gücü) ortadan kaldırmak, sadece katma değer üreten sürece odaklanmak. Burada temel soru şudur: “Bu faaliyet gerçekten müşteriye değer katıyor mu?” Katmıyorsa, sadeleştirilmeli ya da ortadan kaldırılmalıdır.

3 BOYUTTA GÖRMEYİ ÖĞRENMEK (İSRAF YÜRÜYÜŞÜ)
Model fabrikalarda katılımcılar, üretim hattında bir gözlem yürüyüşüne çıkarılır. Amaç; üç boyutta — kalite, maliyet ve teslimat süresi — hangi aşamalarda israf ve verimsizlik olduğunu gözle görmektir. Bu yürüyüş, işletme körlüğünün önüne geçer ve sorunları “yerinde” tespit etmeyi öğretir.

STANDARTLAŞTIRILMIŞ İŞ
Süreçleri yalınlaştırmanın ve iyileştirmenin yolu, her işin bir standardının olmasıdır. Standartlaştırılmış iş, hem kalitenin hem de hızın anahtarıdır. Model fabrikada öğrenilen bu yaklaşım, işletmelerde değişkenliği azaltır ve tekrarlanabilir başarı sağlar.

5S – ÇALIŞMA ALANI ORGANİZASYONU
Birçok kişi 5S’yi sadece masa üstü temizliği sanır, oysa bu yöntem iş güvenliğinden hız artışına kadar geniş bir yelpazede etki yaratır. 5S şunları içerir: Seiri (Ayıklama), Seiton (Düzenleme), Seiso (Temizlik), Seiketsu (Standartlaştırma), Shitsuke (Disiplin). Model fabrikada bu yöntemle atölye düzeninin nasıl optimize edileceği öğretilir.

HÜCRE TASARIMI
Son olarak, model fabrikalarda öğretilen en güçlü tekniklerden biri hücre tasarımıdır. Üretim hattındaki makinelerin, ekipmanların ve işçilerin konumlandırılması, ürün akışını hızlandırır, gereksiz hareket ve bekleme sürelerini ortadan kaldırır. Doğru hücre tasarımı, hem zaman hem maliyet tasarrufu sağlar.

SONUÇ OLARAK: MODEL FABRİKALAR BİR OKULDUR
Model fabrikaları yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda bir okul olarak görmek gerekir. İşletmeler burada öğrenir, uygular ve dönüştürür. İklim Okulu gibi sürdürülebilirlik odaklı oluşumlar için bile bu tür yalınlık ve verimlilik prensipleri önemli bir rehber olabilir.

Daha az kaynakla daha çok değer üretmek, yalnızca bir rekabet meselesi değil; gezegenimizin geleceği için de bir zorunluluktur.

Bu yazımda, “İş Süreçlerinde Verimlilik İçin Model Fabrika”, “Yalın Felsefe ve Model Fabrika Uygulamaları”, “5S Yöntemi, Hücre Tasarımı ve İsraf Yürüyüşü Nedir?”, “Model Fabrikalar ile İşletmelerde Dönüşüm” konularını ele almaya çalıştım; yalın düşüncenin nasıl verimlilik sağladığını ve işletmelerde dönüşümü nasıl desteklediğini aktardım.

Sevgiyle ve verimlilikle kalın.

Süleyman ÇETİN
Çevre Yüksek Mühendisi – Proje Uzmanı – İklim Okulu Kurucusu


Sanayide Yeşil Dönüşüm Nedir? Adım Adım Uyum Süreci

Değerli dostlar,

Çevresel sürdürülebilirlik artık sadece bir ideal değil; sanayi dünyası için bir zorunluluk. Hem çevresel hem ekonomik riskleri minimize etmek hem de küresel rekabette yerimizi korumak için yeşil dönüşüm şart.

İşte bu noktada karşımıza çıkan temel yapı taşlarından biri de “Sanayide Yeşil Dönüşüm” yaklaşımıdır.

Neden Yeşil Dönüşüm?

• Kaynakların verimli kullanılması,
• Emisyonların azaltılması,
• Sıfır atık ve döngüsel ekonomi ilkeleriyle üretim yapılması,
• AB Yeşil Mutabakatı ve ulusal karbon düzenlemeleriyle uyumlu hale gelinmesi,
şirketlerin geleceğe hazırlanmasında belirleyici rol oynar.

Sektörel Mevcut En İyi Teknikler (BAT) Tebliğleri

Sanayide yeşil dönüşüm yalnızca bir vizyon değil; aynı zamanda teknik ve yasal bir zorunluluktur. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan “Sektörel Mevcut En İyi Teknikler (BAT) Tebliğleri” bu dönüşümde rehber niteliğindedir.

Her sektör için ayrı ayrı belirlenen bu en iyi teknikler, enerji verimliliğinden emisyon kontrolüne kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Sanayi kuruluşları artık yalnızca üretimi değil, üretimin çevresel etkilerini de yönetmekle yükümlüdür.

Endüstriyel Emisyonların Yönetimi Yönetmeliği

1 Kasım 2023 itibarıyla yürürlüğe giren “Endüstriyel Emisyonların Yönetimi Yönetmeliği” ile sanayi tesisleri için yeni bir dönem başladı. Bu yönetmelik, sanayi kaynaklı çevresel etkilerin azaltılması ve izlenebilirliğin sağlanmasını hedefliyor.

Bu çerçevede tesisler:
• En iyi mevcut teknikleri uygulamakla yükümlü,
• Emisyon verilerini düzenli olarak raporlamak zorunda,
• İzin süreçlerinde çevresel performanslarını belgelendirmek mecburiyetindedir.

Sanayiciler için çevresel uyum süreçleri, günümüzde yalnızca bir yük değil aynı zamanda bir rekabet avantajı hâline gelmiştir. Özellikle "Endüstriyel Emisyon Yönetimi ve En İyi Teknikler (BAT)", "Sanayi Tesisleri İçin Yeşil Mutabakat Uyum Rehberi", "Sürdürülebilir Sanayi: Yeşil Dönüşüm Zorunluluğu" ve "Yeşil Üretim İçin BAT Tebliğleri ve Yeni Yönetmelikler" gibi başlıklar, bu dönüşümün en çok merak edilen konularıdır. Bu yazımızda, bu başlıklar etrafında şekillenen kritik sorulara yanıt verdik ve sanayi kuruluşlarının iklim politikalarına nasıl uyum sağlayabileceklerine dair yol haritası sunduk.

Sonuç olarak: Yeşil Dönüşüm Gecikmeden Başlamalı

İklim Okulu olarak biz, sanayi kuruluşlarının bu dönüşüm sürecinde yalnız bırakılmaması gerektiğine inanıyoruz. Teknik eğitimler, SECAP danışmanlığı, emisyon yönetimi eğitimi ve sürdürülebilir üretim rehberliği konularında desteğe hazırız.

Çünkü temiz üretim, yalnızca çevre için değil; rekabet için de vazgeçilmezdir.

Süleyman ÇETİN
Çevre Yüksek Mühendisi – Proje Uzmanı – İklim Okulu Kurucusu



İklim İçin Dayanışma: Yurttaş Kooperatif Modeli

Değerli dostlar,

Dünyada sosyal dayanışma ekonomisinin en önemli yapı taşlarından biri olan kooperatifler, bireylerin yalnızca tüketici değil; aynı zamanda üretici, karar verici ve çözüm ortağı olmalarını sağlar. Özellikle iklim, çevre ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda ortaklaşa hareket etmenin önemi gün geçtikçe artarken, yurttaş kooperatifleri bu boşluğu dolduracak en demokratik modellerden biri olarak öne çıkıyor.

YURTTAŞ KOOPERATİFİ NEDİR?

Yurttaş kooperatifleri, bireylerin gönüllü ve eşit katılımıyla kurulan, kar amacı gütmeyen, toplumsal fayda odaklı girişimlerdir. Üyeleri tarafından yönetilen bu yapılar, sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve çevresel sorumlulukları da üstlenir. Bu model, hem kırsalda hem şehirde aktif yurttaşlığın güçlendirilmesini hedefler.

KOOPERATİFÇİLİĞİN AVANTAJLARI NELERDİR?

• Dayanışma: Bireylerin tek başlarına başaramayacakları işleri birlikte başarabilmelerine olanak tanır.
• Katılım: Her üyenin eşit söz hakkı olur; yönetim, denetim ve karar alma süreçlerine doğrudan katılım sağlanır.
• Adil paylaşım: Gelir ve kaynakların daha adaletli bir şekilde dağıtılması sağlanır.
• Sürdürülebilirlik: Uzun vadeli çevresel ve toplumsal fayda göz önünde bulundurularak hareket edilir.
• Yerel kalkınma: Yerel bilgi, üretim ve yeteneklerin değer kazanmasına olanak sağlar.

İKLİM OKULU YURTTAŞ KOOPERATİFİ YOLA ÇIKIYOR!

İklim Okulu olarak sürdürülebilir yaşamı yalnızca anlatmakla kalmıyor, onu birlikte inşa etmek için harekete geçiyoruz. Bu amaçla İklim Okulu Yurttaş Kooperatifi kurulması için çalışmalarımıza başladık.

Yurttaş Kooperatifi, çevreye duyarlı bireylerin bir araya gelerek;

• Doğa dostu ürünlerin üretimi ve satışı,
• İklim eğitimi, danışmanlık ve farkındalık hizmetleri,
• Yeşil girişimcilik destekleri,
• Ortak sosyal projeler ve yerel dayanışma faaliyetleri
gibi birçok alanda faaliyet göstereceği bir yeşil kooperatif modeli olacaktır.


İnsanlar bugünlerde sıkça şu soruları soruyor: “Yurttaş Kooperatifi nedir?”, “İklim Okulu Yurttaş Kooperatifi kuruluyor mu?”, “Sürdürülebilir gelecek için gerçekten kooperatif zamanı mı?”, “Yeşil dönüşümde birey olarak nasıl yer alabilirim?”, “Kooperatifçilikle iklim dostu bir yaşam mümkün mü?”

Bu sorular, yalnızca bilgi arayışı değil; aynı zamanda değişimin habercisi.

İklim Okulu olarak biz de tam bu noktada harekete geçiyoruz. “İklim Okulu Yurttaş Kooperatifi” için hazırlıklarımız başladı. Sürdürülebilirlik, dayanışma ve yerelden kalkınma ilkeleriyle şekillenen bu yapı, yalnızca bir ekonomik model değil; aynı zamanda bir topluluk modeli olacak.

İKLİM OKULU YURTTAŞ KOOPERATİFİ KURULUYOR: ORTAK AKILLA, ORTAK GELECEK İÇİN BİRLİKTE YÜRÜYELİM..

Bu hayalin bir parçası olmak, ortak üretmek, kooperatifçilik hakkında danışmanlık ve mentörlük almak isteyen herkes bizimle iletişime geçebilir.

📧 iklimokulu@yandex.com

İklim dostu, eşitlikçi ve dayanışmacı bir gelecek için ilk adımı birlikte atalım.

Süleyman ÇETİN
Çevre Yüksek Mühendisi – Proje Uzmanı – İklim Okulu Kurucusu